KÜLTÜR

         

1- HASANKALE FOLKLORU

                Hasankale ve yöresi folkloru bakımından çok zengindir. Manileri, bilmeceleri, atasözleri, duaları, bedduaları ve anonim halk edebiyatı ürünleri oldukça fazladır. Bunlardan :

                A - MANİLER

Mani demeğe geldim                              Sabağın er ezeni                                         Sür harmanı düz olsun
Kaymak yemeye geldim                        Sesle mektup yazani                                  Dağlarda sür iz olsun
Meramım kaymak değil                         Ele gönlüm arzular                                      Doksadokuz yarem var
Seni görmeğe geldim.                            Gurbet elde gezeni.                                     Bir sen vur yüz olsun.

                B - BİLMECELER

Ay yurtlar yurtlar                                      Dağdan gelir dağ gibi                                 Ay melemez melemez
Yusufu yiyen kurtlar                                Kolları budak gibi                                        Tandır başına gelemez
Tırnağından su içer                                 Eğilir su içmeğe                                           O nasıl bir şeydirki
Tepesinden  yumurtlar. (Buğday)        Bağırır hodak gibi.(Kağnı Arabası)          Gelse geri dönemez. (Yağ)

                C - NİNNİLER

Hu hu hu Allah                                                                 Oh yayımi hazırlamam                                 
Yavruma uyhu ve Allah                                                  Ben oğlimi azarlamam                                      
Uyusun da büyüsün                                                       Hu hu hu bir Allah                                           
Nenni yavrum nenni.                                                      Sen uyhular ver Allah.         

                D - ATASÖZLERİ

Ağır otur ki batman gelesen.                                       Ağanın malı gider, hizmetkerin cani.                                
Ben ağa sen ağa inekleri kim sağa.                          Borcun yoksa kefil ol, vaktin çoksa şahit ol.                              
Can çıkar huy çıkmaz.                                                   Şah idi şahbaz oldi.                                          
İnsana dayanma ölür ağaca dayanma gurur.         Sorma kişinin aslını izzetinden bellidir.   

                E - DUALAR

Yattım Allah kaldır beni                                                 Yattım sağım, döndüm soluma                                 
Nur içine daldır beni                                                       Sığındım Subhanıma                                     
Can bedenden ayrılanda                                              Cümle melekler şahit olsun                                          
İman ile gönder beni.                                                     Dinime, İmanıma. 

                F - BEDDUALAR

Ağzın kitlene.                                                                   Bir soluhluh olasan.                            
Even şivan dola.                                                              İssi yata soyuh gahasan.                                     
Sabağa suların ısına.                                                     Sufatan baba çıha.                                          
Vurgunun yegin gele                                                      Yedigin içdiğin bennen ola

2- HASANKALE EFSANELERİ

                Hasankale efsaneleri başlıca; Nazlı Baba, Hasan Dede, Çöğender Baba, Kara Şeyh Efsaneleridir.

3- GELENK VE GÖRENEKLER

                A - DÜĞÜN ADETLERİ

                Hasankale'de kız alıp vermeler çoğunlukla görücü usulüyle olur. Erkek tarafı (oğlan evi) hısım, akraba eş dost salığiyle (tavsiyesiyle) önce kızı görmeye giderler. Kız beğenilirse daha sonraki gidişte konuyu açarlar. Kız tarafının niyeti olumlu olursa hemen reddetmez, " Vaktinizi ikileyin" diye cevap verirler. Daha sonraki günlerde konu kadınlar arasında olgunlaştırılır. Bu arada gelin ve damat adayları uzaktan da olsa birbirini görürler. Kızın babası ve yakınları da kızı vermeyi uygun bulurlarsa oğlan evine haber verilir. Oğlan evinden damat adayının babası ve birinci dereceden yakınları ile annesi ve birkaç yakını kız evine kızı istemeye giderler. Bunun adı "ağız tatlılığı" dır. Ağız tatlılığına giderken oğlan evi kesme şeker, çay, şerbet için toz şeker, nöbet şekeri, kahve, sigara ve çerez götürür. Şerbet ezilirken kız evi " Şerbet ezilmiyor" diyerek oğlan evinden bahşiş alır. Şerbetler tabaksız bardaklarla ikram edilir. Şerbet içenler tepsiye atmak suretiyle şerbet dağıtana bahşiş verir. Daha sonra içerisinde gelinin eşyaları ve hamam halısından olşuan "hamam takımı" gönderilir. Hamam takımına oğlan evinin gücüne göre diğer aile fertleri içinde hediyeler konulur. Buna karşılık kız evi de oğlan evine şeker başı gönderir.

                Sonraki günlerde önce oğlan evi sonra kız evi birbirlerini davet ederler. Buna da " dünür daveti" denir. Müteakiben sıra "Gelin ayağını açmaya" gelir. Ayak açmadan önce kız, evinden dışarı çıkmaz. Eğer mevsim sonbahar veya kış ise gelin ayağı çermiklere götürülerek açılır. Şayet mevsim uygunsa bahçeler, gözeler, Deliçermik gibi mesire yerlerine pikniğe gitmek suretiyle gelin ayağı açılır. Sıra nişana gelmiştir. Gününden önce oğlan evi kız evine çerez gönderir. Kız evi de pasta yapar. Yüzükler nişanda takılır. Nişan da geçtikden sonra sıra düğüne gelir. Düğün günü ve yeri dünürlerce kararlaştırılır. Kız evi bu sırada hazırlıklarını tamamlar. Oğlan evi de misafir odası için aldığı koltuk takımını ve halıyı kız evine gönderir. Yatak odası dizmek kız evinin hakkıdır. Düğün gününden yaklaşık bir hafta önce kız tarafı, çeyizi evinde sergiler. Çeyiz düğün gününden bir kaç gün önceye kadar serili kalır. Bu arada damat çeyizi görmeyi ihmal etmez. Çeyizin toplanacağı gün oğlan evinden gelen ve içinde mahallenin imamıyla muhtarın da bulunduğu heyet tarafından çeyiz yazılıp imza edilir. Taraflarda birer suret bulunur. Çeyizi yazanlara da küçük hediyeler verilir. Sandık çıkarırken ekseri kızın en küçük erkek kardeşi ya da yakını sandığın üzerine oturur. Oğlan evinin verdiği oldukça yüklü bir bahşişten sonra en küçük erkek kardeş sandıkdan kalkar. Düğünden bir gün önce "gelin hamamı" ve "kına gecesi" yapılır.

                a) Kına Gecesi : Kına gecesi düğünden bir gün önce yapılır. Kız evinde yapılan bu gecede çeşitli oyunlar oynanır, eğlenilir.

                b) Kısır Gecesi : Kız evinde kına gecesi yapıldığı sırada, oğlan evinde de kısır gecesi yapılır. Bu gece de damat ile onun etrafında toplanan gençler arasında düzenlenir.

                c) Gelin Çıkarma : Gelin çıkarma ekseri pazar günlerine denk getirilir. Kısır gecesine katılanlar ertesi gün, özel veya kiraladıkları arabayla, genellikle sağdıcın evi önünde toplanırlar. Hazırlanan gelin arabasına damadın en yakın büyüğü ile birlikte sağdıç ve hanımı biner.

                d) Yoklama : Düğünden bir hafta kadar sonra kız tarafı, kete v.s. ile birlikte kızlarının gündelik elbiselerini, oklavasını gönderir. Buna yoklama adı verilir.

                e) Ayak Dönme : Evlilik gerçekleştikten bir müddet sonra damat gelinle birlikte kız tarafını görmeye gider.

                f) Beşik Takımı : Kızlarının hamile olduğunu öğrenen annesi, büyük bir heyecan ve sevinçle aileye yeni katılacak üye için beşik takımı hazırlar.

                g) Diş Hediği : İlk dişini çıkaran çocuk için yapılan törendir. Törende yenilen hedik, gendime adı verilen, yıkanarak kabuğu soyulmuş buğdaydan yapılır.

                h) Sünnet Düğünü : Bir ibadet heyecanıyla yapılan sünnetlere Hasankale'de oldukça önem verilir. Sünnet erkek çocuğun hayatındaki üç önemli evreden ilkidir.

                B - HASANKALE'DE PİŞİRİLEN YEMEKLER

                Hasankale'de pişirilen başlıca yemekler şunlardır: Keşgek, gıliko, haşıl, şile, bulgur çorbası, herle, kesme çorbası, hıngel, tatar böreği, erişte pilavı, yumurta pilavı, kuymak, şalgam çırtması, çeç pancarı, şalgam dolması, lor dolması, cılbıra, dut çullaması, hasıta, çiriş, çaşır, kadayıf dolmasıdır.

                C - DOĞUM VE CENAZE ADETLERİ

a) Doğum Adetleri : Hamile kalan kadının ömründe belki hiç sevmediği yiyecek veya içecekleri canı çeker. Çoğu zaman hamile olduğunu bilmeyen kadın kendisi farkında olmadan bu tür arzular karşısında kendinden şüphelenir. Hamilelik esnasında bu tür istemelere "yerikleme" denir. Hamile kadının erkek mi , kız mı doğuracağı aile veya komşular içerisinde büyük merak konusudur. Bunun için denenmiş bazı durumlarla çocuğun cinsiyeti tayin edilir. Buna da "cinsiyet tayini" denir.

b) Cenaze Adetleri : Cenaze defini için bütün komşular ve akrabalar toplanırlar, cenaze namazına ve define herkes katılır, daha sonra taziye sahipleri üç gün ölü evinde otururlar, bütün ilçe halkı bunlara başsağlığı dileyerek acıyı paylaşmaya ve hafifletmeye çalışırlar. Ayrıca komşular bu kederli insanları yemek vakitlerinde ya evlerine götürerek ya da ölü evine yemek göndermek yoluyla açlıklarını giderirler. Ölümden sonra gelen bayrama "ilk bayram" veya "yas bayramı" adı verilir.